Narsistle ilişki yürütmek neden imkansızdır?

Narsistle ilişkiniz bittikten sonra kafanızda soru işaretleriyle, ne yapacağınızı, ne düşüneceğinizi bilmez halde kalırsınız. Oysa başta her şey çok güzel başlamıştı. Nasıl oldu da bu hale gelebildik, nerede hata yaptım, ben mi sebep oldum, hangi konularda farklı davranabilirdim, yanlış olan neydi gibi düşüncelere kapılabilirsiniz. Kendinizi suçlu hissedebilirsiniz. Hayatımın aşkını kaybetmiş olabilir miyim diye düşünüyor da olabilirsiniz. Bu düşünceler insanı bir hayli üzer. Oysa ne yaparsanız yapın bir narsistle ilişkinin sonunda geleceği noktadan zaten kaçamayacaktınız. Hiçbir hata yapmamış da olsanız, dünyanın en iyi insanı, en fedakar, en güzel kadını, onu dünyada en çok seven insan da olsanız yine de size yapacakları ve yaşatacakları değişmeyecekti. Size ve herkese…

Hayat zor. Her gün her an zor olmayabilir, ancak insanın başına berbat şeyler gelebiliyor. İşinizi kaybediyorsunuz. Anneniz ya da babanız ölüyor. İflas ediyorsunuz. Arkadaşınız ölüyor. Hasta oluyorsunuz. Bir yandan iyi bir anne olmaya çalışıyorsunuz, diğer yandan da işe gidip geliyorsunuz. Çocuğunuz hastalanıyor, başarısız oluyor, birileri ona kötü davranıyor. Tanıdığınız biri trafik kazası geçiriyor. Düşük yapıyorsunuz. Yaşamınız boyunca bunların çoğu başınıza gelecektir. Hepsini de atlatırsınız, ancak bu sırada yanınızda bir erkeğin de olmasını istiyorsanız bunun güvenebileceğiniz, kötü zamanınızda arkasını dönüp gitmeyecek biri olması gerekiyor. Narsist ise bu zamanların hiç birinde yanınızda olmayacağı gibi sizi daha da yıkmak için fırsat kollayacak bir adam ne yazık ki. Kaldı ki daha bu kötü olaylar başınıza gelmemişken dahi ortadan kaybolup giden biri hayatınızın erkeği olamaz.

Peki ama neden? Onunla sağlıklı, mutlu ve huzur veren bir ilişki yürütmek neden bu kadar imkansız?

1. İlişki iki kişiliktir

Narsistle ilişkinin yürümemesinin en temel nedeni ilişkinin iki kişi tarafından yaşanması gereken bir şey olduğudur. Narsistle olan ilişkide karşı taraf yoktur. Sadece narsist vardır. Karşı taraf onun ihtiyaçlarını ve egolarını tatmin etmek için ve o istediği müddetçe orada bulunan bir nesnedir. Kendine has bir kişi değildir. İlişkide her şey narsistin hakkıdır. Karşı tarafın ise hiçbir hakkı yoktur. Duyguları, endişeleri, sevinçleri, kendine ait kararları, istekleri ve hayatı yoktur. Birey olarak sizi asla görmez, sizi kendisinin bir uzantısı olarak algılar. Bu ilişkideki tek var oluş amacınız onun ihtiyaçlarını karşılamaktır. Sizin ihtiyaçlarınız olamaz. Narsistin hayatı yaşanır, siz ise görünmez hayalet gibi o hayatın etrafında dolanırsınız. Asla tam olarak dahil de olamazsınız. Bu hayatın içinde onun için yaşayan bir köle konumunda varlık göstermeye çalışsanız da bu ilişki bariz bir şekilde tek kişi üzerine kuruludur.

2. İlişki yaşadığınız kişinin sizi seviyor olması gerekir

Duygusal bir ilişkide sevmek ve sevilmek isteriz. Dolayısıyla sevgilinin sevilmesi gerekir. Bu çok temel ve olması gereken bir şey. Zaten sevmediğiniz/nefret ettiğiniz biriyle kendi iradenizle romantik bir ilişki içinde olmazsınız ruh hastası değilseniz. Narsist için bu geçerli değil tabii ki. Narsist sizi sevemez, sizin sevginizle beslenir, bunu kullanır, sonra da işi bittiğinde lazım olunca tekrar kullanılmak üzere kenara atar. Onun sevgiyi algılaması mümkün değildir. Kendisi sevmediği gibi, nasıl sevildiğini de normal bir insan gibi algılayamaz. Sevgi onun için zayıflık ve salaklık göstergesidir (özellikle de çıkarsızca sevmek) ve böyle biri ona göre sömürülmeyi hak eder. Siz onu sevdikçe o sizden daha da çok nefret eder, zorbalığını daha da arttırır. 

Narsistin bilinçaltında kendisi asla sevilmeyecek biridir, bunun için size kendini başlarda bambaşka aslında olmadığı birisi gibi gösterir ki gösterdiği yüzüne inanın ve onu sevin. Sonra sizin onu sevdiğinizi gördükçe sizden günden güne nefret etmeye başlar. Çünkü aslında onu sevmiyorsunuzdur zaten, onun size gösterdiği sahte maskeyi seviyorsunuzdur. Dolayısıyla hem salaksınızdır hem de onun gerçekte olduğu kişiyi sevmiyorsunuzdur. O da bunu biliyordur. Bu durumdan nefret eder ve bu sefer sizi değersizleştirmeye başlar. Ona olan sevginizi sonuna kadar kullanır. Onu sevdiğiniz için sizi sömürür, etinizden sütünüzden faydalanır, cinsel olarak, maddi olarak, ayak işlerini yaptırarak, sizin imkanlarınızı kullanarak vs ne yapabiliyorsa sizden koparabileceği ne varsa alır. Bir yandan da sizi kısıtlayarak, kontrol ederek, duygusal veya fiziksel olarak eziyet ederek sizi canı sıkıldıkça vurup kırıp rahatlayacağı bir kum torbası gibi görür. Siz sonunda yaptıklarına dayanamayıp ilişkiyi sonlandırdığınızda da kendi bilinçaltındaki hiç kimse tarafından sevilmeyeceğine dair düşünceyi kendine kanıtlamış olur.

3. İnsansınız

İnsan olduğunuz için mükemmel değilsiniz ve mükemmel olmayan biriyle narsist uzun süre birlikte kalmak istemez. Ona göre kendisi her ne olursa olsun kusursuzdur. Yanındaki de öyle olmalıdır. Ama onun için siz asla yeteri kadar mükemmel olamayacaksınız. Onunla değersizleştirilmeden sorunsuz bir ilişki yürütebilmek için ömür boyunca genç ve güzel olmanız, hiç hastalanmamanız, 1 kilo bile almamanız, hiç moralinizin bozulmaması, hiç sinirlenmemeniz ve hiçbir ihtiyacınızın olmaması gerekir. Tıpkı oyuncak barbie bebek gibi. Onun için hayatının aşkı tam da budur. Güzel, kusursuz, duygusuz ve mükemmel bir oyuncak bebek. Canı isteyince oynar, canı istemeyince fırlatır atar. Ama ne olursa olsun sizin aynı şekilde kalmanızı bekler. Her gün her an size ne yaparsa yapsın canı sizinle oynamak istediğinde hazır olmalısınız, hem de reklam filminde oynuyormuşsunuz gibi sıfır kusurla. İnsan olduğunuz için bunu sürdürmek mümkün değildir.

     4. İlişki yaşadığınız kişiye güvenmeniz gerekir.

Yakın ilişkideki iki insanın her şeyden önce birbirine güvenmesi gerekir. Sağlıklı ilişkiler bu şekilde yürür. Narsistler ise hastalık seviyesinde yalancı insanlardır. Onun söylediği hiç ama hiçbir şeye güvenemezsiniz çünkü en gereksiz şeyler için bile yalan söyler. Mesela bugün Ahmet’le görüştüm der, aslında Mehmet’le görüşmüştür. Sizin için iki durum arasında hiçbir fark yoktur ama o yine de yalan söyler. Yaşı, oturduğu yer, nereli olduğu, mesleği, kaç kardeşi olduğu gibi daha temel konularda bile yalan söylemiş olabilir. Onunla ilişkide yalan hayatınızın çok büyük bir parçası olur.

Her fırsatta sizi aldatır. Bir dakikalığına arkanızı dönseniz hemen bir iş çevirir. Her zaman hayatında başka kadınlar vardır. Her yaştan, her renkten her çeşit insanı ellerinin altında tutarlar. Ahlaki ve etik değerleri olmadığı için herkesle -en yakın arkadaşınızla da annenizle de yanınızda çalışan biriyle de- sizi aldatabilir. Normal bir insan için asla yapmaz diye düşündüğünüz her şeyi narsistler yapabilir. Onların duyguları, vicdanları ve değerleri yoktur. Size kolayca iftira atabilir, arkanızdan sizinle ilgili karalama kampanyası yapabilirler. Canı istiyorsa tuzak kurup sizi hapse bile attırabilirler. Bu seviyede güvenilmez biriyle uzun süre bir arada kalmak imkansız bir şeydir. Onun yanındayken sürekli diken üstünde ve huzursuz hissedersiniz.

Bu arada o da karşı tarafa kesinlikle güvenmez. Her an arkasından iş çevirebileceğinizi düşünür. Çünkü kendisi böyle biridir. Narsistler dürüstlüğü algılayamazlar, böyle bir kavram onlarda olmadığından bir insanın hiç çıkarı olmadan nasıl başkasının yanında kalabileceğini anlayamazlar. Birine güvenmeyi zayıflık ve salaklık olarak algılarlar. O yüzden de ne güvenirler, ne de güven verirler.

5.  Onun mutluluğu sizin can acınızdır

Bir ilişkinin yürümesi için ilişkinin varlığının her iki tarafı da mutlu etmesi gerekir. Mutlu olabilmeniz için de acı çekmiyor olmanız gerekir. İlişkinizin %80'inde narsisti mutlu eden ve onu besleyen şey ise sizin çektiğiniz acıdır. Dolayısıyla bu ilişkide her iki tarafın mutlu olması imkansızdır. 

Narsist, çektiğiniz acıdan sadistçe keyif aldığı için size oyunlar kurar. Sizi incitmek için ortaya çıkacağını bilse de yalan söyler, sizi aldatır ve siz de öğrenip acı çekin diye başkalarıyla flört ettiğini size belli eder, en zayıf noktalarınızı öğrenip oralardan sizi vurur, en zor anınızda sizi terk eder, insanların sizin hakkınızda kötü konuşmalarından zevk alır bunun için arkanızdan konuşur, hakkınızda asılsız bilgiler yayar sizin duyunca üzüldüğünüzü görüp mutlu olur. Siz ise tüm bunlardan yorulur, yıkılırsınız ve doğal olarak mutsuz olursunuz.

Sizin mutlu olacağınız türden şeyler ise narsist için çok sıkıcıdır. Sadakat, dürüstlük, açıklık, güven, iyi niyet, dayanışma, tutarlı davranışlar vs hepsi onun için güçsüzlük göstergesidir, gereksizdir ve sıkıcıdır. Bunlarla onun mutlu olması imkansızdır. Bir süre kendini zorlasa da doğasında bunlar olmadığından sıkılır ve özüne döner. Dolayısıyla siz mutluysanız o mutsuzdur, o mutluysa siz mutsuzsunuzdur.

Acı çekmiyorsanız narsist sizinle uzun süre kalmaz. Acı çekiyorsanız siz onunla uzun süre kalamazsınız. Dolayısıyla bu ilişkide ipler çok çabuk ve sürekli kopar ve sık sık kavga, ayrılık vs yaşanır. Ama o ruh hastası olduğu için, siz de ona bir tür bağımlılık geliştirdiğiniz için tekrar tekrar barışılır. Örümcek ağına saplanmış gibi hissedersiniz kendinizi. Ama tüm bunlar bir ilişki yürütmek anlamına gelmemektedir. Yaşanan bu şeye de ilişki denilemez. Zararlı madde bağımlılığı denebilir. İlişkideki zararlı madde odur siz de bağımlısınızdır.

6. Onunla iletişim kurmak imkansızdır

İlişkinin temeli iletişimdir. Her iki tarafın da ilişkide kendini özgürce ve korkmadan ifade edebilmesi gerekir. Narsistle bu imkansızdır. Çünkü onun olduğu yerde sadece ve sadece kendi ihtiyaçları vardır. Onun isteklerine ters düşen en ufak bir şeyi söylemeye veya istemeye hakkınız yoktur. Yaparsanız bedelini ödersiniz. Ona bir konudaki davranışıyla ilgili rahatsızlığınızı dile getiremezsiniz. Sorgulayamazsınız. Hiçbir şekilde eleştiremezsiniz. Hatasını anlamasını sağlayamazsınız. Kendinizi ona ifade etmeniz imkansızdır. Bir davranışının sizi üzdüğünü söylersiniz, beteriyle tekrar eder. Onun istediğinden farklı bir isteğiniz varsa katiyen bunu anlamaz ve izin vermez. En basitinden çay içmek istiyorsunuzdur o kahve içmek istiyorsa asla size çay içirttirmez. Kahve içmek zorundasınız ve sorgulayamazsınız. Ondan beklentilerinizi dile getirirseniz sizi suçlar. Ne yaparsa yapsın o haklı, siz haksızsınızdır. Karşılıklı iletişim için gereken empati kurma kabiliyeti narsiste hiç olmadığından sizi kesinlikle anlamaz. İletişim anlayışı sadece tek taraflıdır. O emreder, siz kabul edersiniz. Bu kadar. Bunun dışına  çıkıldığı anda çıldırmaya başlar. Dolayısıyla onunla gerçek ve çift taraflı bir iletişim kurmak imkansızdır.

7. Aranızdaki hiçbir sorunu çözemezsiniz

İki insan bir şeylerle ilgili anlaşamayabilir. Bir konuda farklı beklentileri veya farklı düşünceleri olabilir. Kavga edebilir, tartışabilir. Bu çok normal. Dünyanın en aşık, en bağlı, en iyi anlaşan iki insanı da olsa herkes arasında zaman zaman anlaşmazlıklar çıkar. İkili ilişkilerde önemli olan sorunun varlığından çok, buna her iki tarafın da nasıl yaklaştığıdır.

Tartıştığınız kişi sağlıklı iletişim kurabildiğiniz biriyse ilk öfke anından sonra oturur konuşursunuz, eğer bir taraf kırıcı veya hatalı olduğunu düşünüyorsa özür diler, derdini anlatır. Davranışının nedenini açıklar veya karşı taraftan beklentisini söyler. Diğer taraf da kendini ifade eder, karşı tarafı anlamaya çalışır. Sonuç olarak sorunu çözmek adına bir orta yol bulmaya çalışılır. Çözüm bulunamıyorsa da durum kabullenilir ve bundan sonra ona göre herkes kendi yoluna bakar. Sorun çözülemese bile en azından sorunun ne olduğu, her iki tarafın bu konudaki düşünceleri, duyguları ve karşı tarafa insani olarak verilen değer ortadadır. Sorun çözüldüyse de karşı tarafı üzmemek adına hatalı davranış tekrarlanmamaya çalışılır.

İyi niyete dayalı ilişkilerde anlaşmazlıklar karşı tarafı cezalandırma, aşağılama, öfke nöbetleri, soru işaretleri veya sonsuz sessizlik işkenceleriyle son bulmaz.

Narsistle ise çoğu zaman sorunun neden sorun olduğunu bile anlamazsınız. Aranızda bir miligram sorun yokken en mutlu gününüzü bir anda kabusa çevirebilir. Küçücük bir lafınız, bir hareketiniz onun öfke patlamasıyla sonuçlanabilir. Hiçbir şey yapmamış dahi olsanız bir şey bulup sizi suçlayabilir. Sonra da sizi dünyadan silmek istiyor gibi davranışlara başlar. Her zaman bağırıp çağırmaz, bazen de sessizce sizden intikam alır. Haftalarca sessizliğe bürünür. Neden böyle davrandığını, ne yaptığınızı, neyin onu kızdırdığını sorarsınız asla doğru düzgün bir cevap vermez. Size normal görünen bir şey onun için ciddi problemdir. En ufak bir eleştiriye katlanamaz. En küçük nazınızı çekmez. Sizin bir hareketinizi, sözünüzü eleştiri, aşağılama veya karşı gelme olarak algıladıysa yandınız, sizi bitirir, hiç acımaz. Ona hayır diyecekseniz mutlaka bir takım bahanelerle birlikte yumuşatarak hayır demelisiniz. Diğer türlü her olumsuz yanıtı size bin kat olumsuzluk olarak geri döndürür.

Normal bir insan olarak, sizi suçladığı şeyin mantıksız olduğunu anlatmaya çalışırsınız. Sizi anlamasını ve gösterdiği tepki için özür dilemesini beklersiniz. Asla özür dilemez, ne yaparsa yapsın hep haklıdır.

Bazen sırf sizi üzüp hayal kırıklığınızı görmek için üstünüze gelir. Sonra da siz suçlu olursunuz. Hep üste çıkmanın bir yolunu bulur. Zeytinyağı gibi derler ya aynen öyle. Kendince kendi davranışlarını haklı çıkaran bahaneler üretir. Çözüm odaklı yaklaşmaya çalışsanız da onunla hiç bir konuda asla tatmin olacağınız bir şekilde çözüme ulaşamazsınız. Bunun nedeni sorunları karşılıklı ve mantık çerçevesinde çözmenin genellikle narsistin istek ve ihtiyaçlarıyla ters düşmesidir. Bu tür kaotik durumlar narsistin egosunu beslediği için dramı aslında kendisi yaratır. Karşı tarafı zor duruma sokup domine ederek onda kurduğu üstünlüğü ve kontrolü hissetmek ister.

Onunla olan sorunları çözememe durumunun tek istisnası çözümün narsiste çıkar sağlayacak bir durum olması veya egosunu şişirmesine yardım edecek bir şey olmasıdır. Mesela siz ne kadar aşağılık bir insan olduğunuzu onun çok haklı olduğunu anlatıp özür dileyip ağlayıp yalvarır yakarırsanız bu şekilde bir çözüme karşı istekli olabilir. Ki bu tek taraflı ve gerçek olmayan bir çözüm yoludur.  Bunun dışında eğer sizden çıkarı varsa, sizle arasını düzeltmek ona bir şey sağlayacaksa ya da bu olayda sizi yeterince dibe batıramadığını düşünüp en dibe sokacağı başka bir planı üzerinizde uygulamayı düşünüyorsa size yalandan çok haklısın boşver şimdi unutalım bu konuyu uzatmayalım diyerek konuyu kapatabilir. Ama aslında hiçbir şekilde karşılıklı, gerçek ve iyi niyete dayalı bir iletişim kuramaz ve hiçbir problemi asla çözemezsiniz.

Onunlayken sürekli roller coster da gibisinizdir. Bir aşağı, bir yukarı ve bu hiç bitmez. Bir aşk bombardımanına tutar, bir yerin dibine sokar. Bir gün sizi göklere çıkarır, bir gün en ufak kusurunuz gözüne batar. Hem hayranlığınızdan, hem hayal kırıklığınızdan egosuna yakıt çıkarır ve ikisini de sizden almak için her şeyi yapar. Sevginizden beslendiği kadar sorunlardan da beslendiği için sürekli dramatik durumlar yaratır. Dolayısıyla aslında onunla olan ilişkide sorun diye bir şey de yoktur, sorun adamın kendisidir.


Hani bir hikaye var ya akrep kurbağadan kendisini nehirden karşıya geçirmesini ister. Kurbağa da geçiremem beni zehirlersin der. Akrep, beni karşıya geçir seni zehirlemem diyerek söz verir. Kurbağa kabul edip akrebi sırtına alıp karşıya geçirir. Karşıya geçer geçmez akrep kurbağayı sokar. Kurbağa "Neden yaptın?" deyince, akrep "Huyum böyle" diye karşılık verir. Tam da narsistin durumu işte budur. Çünkü onun da huyu budur. İyi ve güzel olan her şeyi mahvetmek, kendisini seven yanında olanları acımadan zehirlemek ve yıkıma sürüklemek. Onunla ilişki yürütmek imkansızdır çünkü sağlıksız düşünen bir insanla sağlıklı bir ilişki yürümez. Bu ilişkinin yürümemesinin sizinle, ona yaptıklarınız veya yapmadıklarınızla hiç bir ilgisi yok kesinlikle. Ne yaparsanız yapın da olmaz. Sırtınızda akreple gezerseniz hikayenin sonunda o akrep gelir sizi sokar. Bunun nedeni de nasılı da kaçışı da yoktur.

Yorumlar

Popular Posts

Narsist erkek geri döner mi?

Narsistin beni sevmesini nasıl sağlarım? Narsist için mükemmel eş kimdir?

Beni hiç mi sevmedi? Ne düşünüyor benle ilgili?